25 Şubat 2011 Cuma

Babaannemden Çepit

Büyük aile toplantılarımızın vazgeçilmezidir çepit. Babaannemin bahçesinde büyük şömine yakılır, güzel bir yaz gününde yerlere örtüler serilir, minderler konur; yer sofraları kurulur, malzemeler hazırlanır. Torunlar ortalığı şenlendirir; bir yandan annelere karışırlar, yapılan yemeklere dadanırlar. Ortalık pür neşe.
Hamurlar açılır; asıl amaç ev makarnası yapmaktır(erişte) ama bizim için bu günlerin zevki; ev makarnası kesilirken, ara ara yapılan çepitlerdir. Çepit bir çeşit gözlemedir; bizim aileye de köydeki Yörük komşularımızdan geçmiştir zamanında.
Ama gözlemeden farkı daha samimi olmasıdır bence. Yufkadan yapılmaz, yufka kadar ince olmayan bir hamur açılır, odun ateşinde sacda pişirilir. Direk sıcak sıcak alınır, üzerine tereyağı sürülür,arasına peyniri konur bi güzel katlanır; normal gözlemeden ziyade daha da küçük hale gelir. Tabii ki hamurun sıcağıyla tereyağı ve peynir erir, bir lezzetli olur ki. Çepitin yanına en güzel gözlemeleri serseler gözüm görmez; çepit bambaşkadır, o hamurun tazecikliği bir başka güzel yapar.
Artık zor toplanılıyor, zor bir araya geliyor herkes. Belki de onu böylesine lezzetli yapan torunların kapışması, bir yandan babanın gelip elinden kapmasıdır.
Ama bambaşkadır odun ateşinde babaanne çepiti=)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder